22 Kasım 2013 Cuma

My Boyfriend Does My Makeup (Michelle Phan)

Merhaba. :)
Nasılsınız? Benim şu anda yüzüm gülüyor, sebebi de aşağıdaki video. ;) Muhakkak duymuşsunuzdur youtube daki 'Erkek arkadaşım bana makyaj yaparsa' vs tarzındaki tagları. Açıkçası ben duymuştum ama hiç birini izlememiştim. Aşağıdaki video da az önce tesadüfen rastgeldi. [Sanırım güzel bir kanal keşfetmiş de oldum bu sayede. ^.^ Ve izleyici sayısına bakarsak kanalı en son ben duymuşum. :)) ] Çiftimiz birbirinden tatlı, birbirinden sempatik. ^.^ Özellikle erkeğin makyaj yaparken ki yüz ifadeleri çok eğlendirdi beni. :)) Benim bu konseptte izlediğim ilk ve tek video olduğu için ben çok eğlendim izlerken ve paylaşmak istedim. ;) İyi seyirler. :)

21 Kasım 2013 Perşembe

Best of Clinique Set

Merhaba. :)
Nasılsınız? :) Bir blogum var mı yok mu belli değil, farkındayım malesef. :( Ama bir süre daha böyle ecik! yapıp kaybolacağa benziyorum. :/
Neyse efenim, baktım alışveriş yazısından başka bir şey yazmaz olmuşum, araya sevdiğim bir seti sıkıştırayım dedim. :) Ben set şeklindeki alışverişleri her zaman sevmişimdir. Hem ilk kez alacağım bir ürünün seyahat boyunu almak işime geliyor hem de daha uygun fiyata daha çok ürün deneme şansım oluyor. :) Benim için harika oluyor yani. :) Bu seti de geçen sene eylül ayında almış idim. Boynerde Clinique'ten herhangi bir ürün alana 80-100 TL arasında bir fiyata satılıyordu. Aynı esnada bazı Clinique ürünlerinde de %50 indirim olunca, indirimli ürünlerden biri de çok merak ettiğim 'Pore Minimizer İnstant Perfector' olunca almak şart oldu tabii. ;)) Bu ürünler ayrıca benim Clinique'ten kullandığım ilk ürünler. ;) Fotoğraflarını yazın çekmiştim ancak tüm ürünler hakkında fikir edinmem bu zamanı buldu. :) Gelelim ürünlere;


Set 2 farklı büyüklükte şirin mi şirin makyaj çantasıyla geliyor. Evet itiraf ediyorum, bu seti almam da büyük etken bu makyaj çantaları. Ama sizce de çok şirin değiller mi? < 3 < 3
Setin içeriği şu şekilde;



Youth Surge Yaşlanma Karşıtı Bakım Kremi'ni ablama verdim bana uygun olmadığı için. 2 gün önce sordum, bitirmek üzereymiş. Cildinde kalıntı bırakmıyormuş. Hızlı emiliyormuş. Güzel nemlendiriyormuş. Ayrıca yağlı bir his de vermiyormuş. Edindiğim bilgiler bunlarmuşş. :D



Rinse-Off Makyaj Temizleyici, üst sağ tarafta görüldüğü gibi köpük formda bir makyaj temizleyici. Ciltteki her şeyi silip süpürüyor diyemesem de güzel temizliyor denebilir yine de. Nitekim Clinique de bu üründen sonra 3 aşamalı cilt temizliğinin atlanmadan uygulanması gerektiğini söylüyor. Bu ürünle makyajınızı temizledikten sonra cilt temizleme jeliniz ile de yüzünüzü bir kere daha yıkadığınızda evet, cildinizde kesinlikle bir şey kalmıyor. ;) Ama tam boyu benim tercih edebileceğim bir ürün değil açıkçası. Cildimi illa ki yıkama jelleriyle temizlemek isteyen ben makyaj temizliğinde tam tersi bir kişiliğe bürünüyorum. Fondötenimi yıkayarak çıkartmak bana göre değil kesinlikle. :/ Bu arada kokuya hassasiyeti olanlar da kokusundan rahatsız olabilir bu ürünün. Aslında sabunumsu, temizlik temalı bir kokusu var. Ancak o kokuya anında fondöten kokunuz da karıştığından dolayı sonuç pek hoş olmuyor bence. :) Ayrıca göz makyajımı bununla temizlemediğimi de söylemeliyim. ;)
Dramatically Different Nemlendirici Losyon, işte bu da yine cildime uygun olmadığı için diğer ablama vermeyi düşündüğüm bir üründü. [2 ablam var. :)] Ancak bir türlü vermek mümkün olmadı ve sonuç olarak mevsim değişiminde ben kullanmaya başladım bu ürünü ve hatta yarıladım. :) Güzel nemlendiren, kolay emilen, kokusu dokusu rahatsız etmeyen bir krem bence. ;) Tam boyunu dediğim gibi cildime uygun olmadığından tercih etmem. Ayrıca yanak bölgemde sivilceye sebep oldu gibi sanki. Ama cildim bol sivilceli bir kimliğe büründüğünden kesin olarak da suçlayamıyorum açıkçası. Bir de söylemeliyim ki 30 ml'lik bu ambalajı pompasız olduğundan dolayı kullanımı çok zor. :/
All About Eyes Göz Kremi, Bu ürün bu sette severek kullandığım ürünlerden biri. :) Önceleri göz altımda miliaya sebep olduğundan şüphelenmiş olsam da sonraları bu şüphemde haksız olduğumu gösterdi. ;) Düzenli kullanımda göz altı morluklarıma ciddi oranda faydası olduğunu gözlemledim. Nemlendirmesi benim göz çevrem için harikaydı. Kremi sürdükten sonra göz çevrem yumuş yumuş bir şey oluyordu, bayılıyordum. :) Şu anda SkinBlossom'ın kremini kullanıyorum, malesef onda böyle bir his yok. :( Peki niçin bu kremin tam boyunu almadım? 2  sebebi var. Birincisi 100 TL bu krem için yüksek bir fiyat bence. İkincisi ise göz kreminde öncelikli olarak aradığım göz altı şişliklerime iyi gelmesi. Malesef bu kremin o konuda hiç bir etkisi yok. :(



Geldik makyaj malzemelerine. :) Bu seti aldığıma mutlu olduğum ürünlerdir kendileri. ;)
High İmpact Maskara-Siyah, tek kelimeyle bayıldım kendisine. :) Kirpiklerimde de doğallığı seviyorum. Bu ürün nadir de olsa kirpik aşkım depreştiğinde günlük kullanabildiğim diğer zamanlarda düğünde, bayramda beni ihya eden bir ürün. İnternette okuduğum kadarıyla çoğu kişiye pek yeterli gelmiyor verdiği etki ancak benim için mükemmel. ;) Kirpiklerimi yapıştırmıyor. Verdiği dolgunluk, uzatma etkisinden bir tık fazla. Akmıyor, bulaşmıyor, dökülmüyor. Temizlerken sıkıntı çıkarmıyor. Tam boyunu elimin altından eksik etmek istemediğim bir maskara işte kendisi. < 3 ;)
Almost Lipstick-Black Honey, dediğim gibi doğallığı seviyorum. Dolayısıyla koyu renk rujlar da pek bana göre değil. Bu ruju ilk gördüğümde 'Bu rengi hayatta kullanamam!' dedim. Büyük konuşmamak lazımmış. :) Renk ambalajda durduğu kadar korkutucu durmuyor dudakta. Opak bir renk vermiyor zaten dudağa. Ancak yine de kahverengiye çalan bir bordo tona kavuşuyor dudaklarınız. Bu rujun sevmediğim tek özelliği, hatta nefret ettiğim özelliği kalıcılığı çok kötü. Rengine bayıldığım için tam boyunu arıyorum. [Hoş onu da bulamıyorum. :/ Ama şu an bu rujun tam boyunu içeren bir seti var Clinique'in, hatta aynı setin içerisinde seyahat boy High impact maskara da var. Onu almak istiyorum, bakalım.]


2 Far ve Allıktan oluşan Makyaj Paleti, Ah bu palete de bayılıyorum. < 3 < 3 Altın/dore renkleri zaten göz makyajında en sevdiğim renkler. Ve bu farın da muhteşem bir tonu var bence. Ne zaman bu ürünleri kullansam aynada daha güzel görüyorum kendimi. :)) Genellikle tüm göz kapağına soldaki rengi kullanıp mor tonu ile de gölge yapıyorum. Harikalar. Allık ise pigmentasyon olarak farlardan daha zayıf. Ama renk olarak aynı harikalığa sahip benim için. :) İçerisinde ışıltılar da mevcut. Rengi bordoya kaçan koyu bir gül kurusu. Olur da bir gün biterlerse farlardan altın tonu ve bu allık kesinlikle yenilemek isteyeceğim ürünler. ;) Aşağıda renklerini göstermeye çalıştım. Umarım başarılı olabilmişimdir. En soldaki renk allık, 2 parmak darbesi. Farlar tek parmak darbesi. En sağdaki ise Black Honey ruj. Ama onu kaç kere sürdüğümü hatırlamıyorum malesef.



Aşağıdaki ise bu seti indirimli alabilmek için %50 indirim ile 32,5 TL'ya satın aldığım gözenek küçültücü baz;


Makyaj altına uygulanarak gözenek görünümünü anlık olarak azaltmayı amaçlıyor bu ürün. Pudramsı bir krem formu var. Cildinize sürerken pudralaşıyor. Ki ben bu forma bayılıyorum. :) Cildinizde kadifemsi hoş bir doku bırakıyor. Cildimde herhangi bir irritasyona sebep olmadı. Peki gözenek görünümünü azaltmak adına işe yarıyor mu? Bence hayır. Ama internetten okuduğum kadarıyla seveni de var.

Özetle makyaj çantalarına bayıldığım, renkli makyaj ürünlerini iyi ki almışım dediğim, göz kremini denediğime memnun olduğum ancak bunlar haricinde 'Eh işte!' kıvamında ürünler benim için. ;) Pişman olmadım. :) Şimdilerde gözüm Chubby Stick 05 numaralı far, 01 numaralı intense ruj ve Black Honey Sette. :) Setten başlayarak hepsini çekmecemde görmeyi umuyorum bu yakınlarda. ^.^
Sizlerin alışveriş listelerinde neler var? ^.^
Mutlu günler. :)

9 Kasım 2013 Cumartesi

Ekim Alışverişleri

Merhaba. :)
Evet, geç kalmış bir yazı ama ancak yazabiliyorum malesef. [Bu arada blog sadece alışveriş yazısından ibaret oldu sanki, istediğim bu değildi. :( Bir kaç aya düzelteceğim umarım. ;) ] 
Neyse, konumuza dönelim. :) Efenim artık aylık olarak yayınlayacağım inş küçük alışverişlerimi. ;)


Sivilcelerim için geçtiğimiz hazirandan bu yana La Roche-Posay'in Effaclar Duo kremini kullanıyorum. Yazın tüm cildime sürüyordum ancak şu anda verdiği nem cildime yeterli gelmiyor. Ben de lokal olarak kullanmaya devam ediyorum. ;) İlk tüpüm bitmeye yaklaşırken ablam dermoeczanem'den bir sipariş verecek oldu. Ben de onun siparişinin yanına kattım yedeğimi. ;) Ancak benim elimdeki zannettiğim kadar bile dayanmadı, kullanmaya başladım bile fotoğrafta gördüğünüzü. ^.^


Mac'den far paleti oluşturmak istiyorum. [Ne kadar sık duyduğumuz bir cümle değil mi? :) ] Yani elimin altında her rengini kendim seçeceğim, her rengini aşkla kullanabileceğim bir far paletim olması fikri çok cazip geliyor. ;) Yukarıda gördükleriniz de bu yolda attığım ilk adımlar. ;) Aslında Eylül sonunda ablamlar USA'ye gittiğinde almışlardı bunu bana ama paketinden çıkartmaya ancak kıyabildim. :) Bir de ablam paletin iç kısmını almayı unutmuş ne yazık ki onu buradan almam gerekiyor. :( Bu çok mu kötü bir şey ki derseniz tabii ki hayır ama 2 dolarlık ürünü 20 TL vererek alacak olmak birazcık can yakıyor itiraf etmeliyim. :) Bir de online stoklarında rastlayamıyorum malesef. :/ Far ise 'Sumptuous Olive' rengi. ;) Almak istediğim farlar listesine en son girmiş ve direkt ilk sıraya yerleşmiş kabaca altın ışıltılı bir yeşil tonu diyebileceğimiz muhteşem bir renge sahip. Rengine bayılldımm. < 3 Ancak internette dikkatimi çektiği kadarıyla bendeki biraz pigment yoksunu. Mağazaya gidebilirsem oradakiyle karşılaştırmam lazım. ;)


Yukarıdakiler de Watsons'ın 29 Ekim indirimi bahanesiyle aldıklarım. Kalabalık görünüyor ama aslında fazla bir şey yok. Diş macunlarında %40 indirim vardı. Birini kendime birini annemlere aldım. Evde ihtiyaç zaten. ;) Şu anda John Frida'nın ısıya karşı koruyucu serumunu kullanıyorum. Bitmek üzere kendisi. Sonrasında Gliss denemek istiyordum. %50 indirime girdiğini görünce aldım. Otacı şampuan (normal/yağlı saçlar için), şu anda Giovanni kullanıyorum ancak ne yazık ki saçlarım sevmedi onu. Alışveriş yaparken tesadüf eseri otacıya gözüm takıldı ve denemek istedim. Üzerinde düşünülmüş bir alışveriş değil yani. ;) seyahat şişeleri ihtiyaçtandı ancak bence tanesi 4,75 TL'ya çok pahalı. Yine de dediğim gibi ihtiyacım olduğundan aldım. Garnier makyaj temizleme mendilleri ise kasada 5TL idi. Her daim kullanmasam da bazen çok işime geldiğinden bu tarz mendilleri bulunduruyorum elimin altında.


Bir de yukarıda gördüğünüz MAC Illustrated koleksiyonundan 5'li fırça seti var. ^.^ Kendileri benim ilk MAC fırçalarım olmakla birlikte seyahat boy oluşları pek de içime sinmedi sanki. ;) İçinde 168SE, 266SE, 219SE, 287SE ve 224SE bulunuyor. İstediğim fırçalar tek bir sette toplanmış bir de çantası çokk sempatik tasarlanmış olunca <3 almamazlık edemedim. ;) 1ekimde almıştım kendilerini, aslında sevgili Marjo'nun maskara hediyesini de kazanmış olmam lazım ama bakalım, daha ses seda yok. Bekliyorum. ^.^


Hmm az daha Bayram alışverişimi eklemeyi unutuyordum listeye. Sanırım onlar ayrı bir kategori benim için. :)) Şuradan ulaşabilirsiniz bayram alışverişime de. ;)


Abartmış mıyım ki?! Yok yahu, abartmamışım di mi? ^.^
Herkese mutlu günler. ^.^



Not: Fotoğrafların bazılarını instagram hesabımdan aldım, umarım hepsinin aynı formatta olmaması göz yormuyordur. ;)

25 Ekim 2013 Cuma

İlk Mimim; Kozmetik, Bakım, Güzellik ve Formda Kalma



Merhaba. :)
Nasılsınız? Ben pek bir keyifliyim. İlk kez mimlendim ve çok ama çok sevindim. ^.^ Sevgili Buralı Olmayan'a tekrar teşekkür ediyorum. ;-*
İşte benim cevaplarım;

1.Blogunuzun adı ve linki?
Blogumun adı Sincapppp Nefesi. Aslında oradaki 'p' harfinin 4 tane olması gereksiz, bu yakınlarda kaldırmayı düşünüyorum zaten. :) Sadece vakti zamanında gmail hesabımı açmaya çalışırken 'sincap@..' ismi alınmıştı ben de sistem kabul edene kadar 'sincap'ın sonuna 'p' harfi ekledim ve nihayet 'sincapppp@gmail.com' adresinde kendimi kabul ettirmeyi başardım. :) Blogu da açarken el alışkanlığı 'Sincapppp' yazıvermişim. ;)
Blogumun adresi; sincappppnefesi.blogspot.com  ^.^

2. Ne kadar süredir blog yazıyorsunuz?
Burada ilk yazdığım yazıdan bu yana geçen zamanı mı baz alıyoruz yoksa toplamda yazdığım yazıları mı? :(
Resmî! olarak ilk yazımı 8 Temmuz 2013 tarihinde yazdım. ;)

3.Kilo problemi yaşadığınız dönemler oldu mu?
Eh.. :)) Ortaokuldan bu yana yaşıyorum malesef. Bazı dönemler verdim, bazı dönemler aldım, Sonra yine verdim, yine aldım. En son 2 sene önce 13 kg vermiştim ancak son aylarda yine aldım ve malesef şu anda ideal kilomla aramda 9 kg var. :(

4.Formda kalmak için nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz?
Açıkçası ben tatlıyla yaşayan bir insanım. :) O sebeple katı diyetler uygulayamıyorum. Genellikle yapmaya çalıştığım şey porsiyonlarımı dengelemek ve hareketimi artırmak. Bu zamana kadar verdiğim tüm kiloları böyle verdim, kilomu korurken bu sayede korudum ve malesef alma sebebim de yine bunu becerememektir. Şekil A; aylardır yine eve kapandım. İl dışına gidiyorum diyorum ama yine de hep evdeyim, çıktığımız her yere arabayla çıkıyoruz. Bu hareketsizlikle bence az bile kilo alıyorum. :( Off, acilen spora dönmem lazım benim. :/

5.Hayatınızın bir döneminde hiç zayıflama hapı v.b. destek ürünleri kullandınız mı?
Hayır. Açıkçası ben canımı sokakta bulmadım! İdeal kiloda olmak isteğinin başlıca sebebi sağlığımızı idealleştirebilmektir. [Nasıl cümle kurdum ben yahu! :) Herneyse.] Sağlıklı olayım derken sağlığımdan olma fikri hiç mantıklı değil bence. Kilo vermekle alakalı çok sık duyduğum/okuduğum bir cümle var, "Bu kiloları bir haftada mı aldın ki bir haftada verebileceksin?" Kesinlikle böyle düşünüyorum. 
Ama bitki çaylarını lezzet olarak da sevdiğimden gün içerisinde tercih etmeye çalışıyorum. Tabii ölçüyü kaçırmamak şartıyla. ;)

6.Güzelliğinizle ilgili düzenli uyguladığınız bakım kürleri var mı?
Ekstra bir şey yok. Hala günlük bakım olarak Temizleme/Tonikleme/Nemlendirme ve haftalık bakım olarak Peeling/Maske rutinlerimi aksatmamak için savaş halindeyim kendimle. :) İllâ bir şey söylemem gerekirse nem maskesi yeni girdi rutinime, artık haftalık bakımımı Peeling/Kil maskesi/Nem maskesi sırasında yapmaya çalışıyorum. ;)

7.Vazgeçemeyeceğiniz kozmetik ürünleri?
Hepsi. :) Ama -eğer dudak kremlerini kozmetik kategorisinde saymazsak- sivilcelerim için kapatıcı kullanmadan ve rujum olmadan asla diyenlerdenim. :) Hemen arkalarından da pudram ve göz kalemim gelir. ;) Aa, bir de kaş pudram var istisnasız kullandığım ürün olarak. < 3


Biraz uzun oldu sanırım cevaplarım. Evet, özet konusunda biraz kötüyüm. :) Sevgili Buralı Olmayan'a tekrar teşekkür ediyor ve ilk mimimi yapmış olmanın sevinciyle aranızdan ayrılıyorum. :)
Mutlu günler. ^.^

13 Ekim 2013 Pazar

Bayram Alışverişi

Merhaba. :)
Şu an biraz heyecanlıyım çünkü bu post telefondan girdiğim ilk post. :) Haliyle fotoğrafları da telefonla çektim, kaliteleri pek tatmin edici olmadı, kusura bakmayın. :( Ama bilgisayarı ne zaman açabileceğim belli olmayınca, 'maksat alışveriş ise' dedim ve yazıyı bekletmek istemedim. ;) Büyük ihtimalle artık telefondan daha sık yazı gireceğim, umarım sorun yaşamam. :)
Neyse efenim, biliyorsunuz Watsons, Gratis ve Rossmann çok güzel indirimler yaptı bayram öncesi. Buradan hepsine sevgilerimi gönderiyorum. 😍 Yaşadığım şehirde Rossmann olmadığından ben sadece Watsons ve Gratise uğradım. Elimde listeyle gittim bu sefer:) ve fazla gereksiz bir şey almadığımı düşünüyorum. ;) Zaten pazar akşamı gidebildiğim için avm'ye gereksiz bir şey almak istesem de bulamayacaktım büyük olasılıkla. :) Nitekim listemde bir kaç boşluğum da oldu. ;) Ama önce aldıklarım;



Önce Watsonsa uğradım. Niye bilemiyorum ama fiyatlar aynı olduğunda tercihim watsonstan yana oluyor. Senelerin tanışıklığından kaynaklı olabilir. ^.^ Efenim, yukarıda gördükleriniz Loreal Studio Secrets Professional Makyaj Bazı; Bir süredir makyaj bazı arayışındaydım. Bilhassa kolay ulaşabileceğim bir ürün istiyordum. Arada The Balm'ın time balm bazına da aklım kayıyorduysa da tercihim Loreal oldu. Hazır indirime girmişken de kaptım bir tane. ;) Loreal la Touche Magique Perfect Match Highlighting Concealer; Project Panımda bahsettiğim göz altı kapatıcılarından birisi. Kendisi ilk göz altı kapatıcımdır. ^.^ Diyeceksiniz ki elindeki bitti de mi yenisini alıyorsun? Hayır. 😇 Ama çok az kaldı ve bitirmeye çalışırken yeniden kıymetini anladım. Elimde başka kapatıcılarım da olmasına rağmen bunsuz olmaz artık. ;) Max Factor Masterpiece Max Maskara; Adını sanını pek duymadığım bir maskara kendisi. Geçtiğimiz sene lilakutudan küçük boyu çıkmıştı. O zaman çok sevmemiştim, dolgunlaştırma özelliği kafi gelmemişti. Sonradan sonraya -artık yapısı biraz kuruyunca mı yoksa ben mi kıymetini geç anladım, bilemeyeceğim- elim sürekli buna gider oldu. Elimdeki küçük boy bu yakınlarda biter, hazır indirimdeyken yedeklemek istedim. ;) Uni Eye Disk; Bloglarda genellikle methini duyduğum bu ürünü uzun zamandır denemek istiyordum. Ancak tam fiyatını ödemek de istemiyordum. Watsons 20 tl ve üzeri alışverişe kutusunu 5 TL'dan veriyordu, 3 tane alma hakkım vardı ama 2 tanesi fazla fazla yeter gibi geldi. ;)


Ve Gratis alışverişi. Öncelikle Cettua Maskeleri uzun zamandır denemek istiyordum ancak indirimlerde denk gelememiştim bir türlü. Bu indirimde bulunca kapıverdim tabii. Sanıyorum ikisinin de sonuncusunu ben almış oldum. :) Bir de göz altı maskesini denemek istiyorum Cettua'nın ama ondan kalmamıştı. 9'ar liradan %40 indirim uygulandı. Crystal Deodorant; bu deodorantı bir önceki bayram indiriminde de almıştım denemek için. Ama onu ablama verince bana yenisini almak düştü. ;) 6 liradan %40 indirim uygulandı ancak bu deodorantın normal fiyatı 5 tl değil miydi yahu?! Nivea Nem Maskesi; 2 gün önce cildimin nemsizliğinden dertli olduğumu yazmıştım. Henüz tam boy nem maskesi alamayınca en azından niveanın bu iki kullanımlık maskelerinden alayım dedim. % 50 indirimli oluşu da bahanem olmuş olabilir tabii. :) Normal fiyatı 6,50 TL tanesinin. Ecotools Büyük Pudra Fırçası; Büyük dediğine bakmayın, bana o kadar büyük gelmedi. :) Pudra fırçası ihtiyacım var. Aslında Real Tecniques pudra fırçasını almak istiyorum ama real tecniques alışverişimi sürekli erteleyince dayanamadım daha fazla. Fazla pudra fırçası göz çıkarmaz zaten. :) 25 TL üzerinden %30 indirimliydi. Eklips Makyaj Çantası; 3 ayrı gözü olan kocaman bir makyaj çantası. Uzun zamandır gözüm vardı ancak acil ihtiyacım olmadığından erteleyip duruyordum almayı. Kısmet bu indirimeymiş. :) %40 indirim uygulandı ancak daha önce 12 TL olan fiyatını da 16,50 TL'ya çıkarmışlar. Ve fotoğrafta da gördüğünüz üzere yine Uni Eye Disk :) Gratiste de 30 tl üzerine 5 liradan veriliyordu. Dayanamadım, bir tane daha aldım. :)

Özetle;
İndirimler gayet güzeldi. :)
- Watsons Live Clean ürünlerinde yine indirim yapmamıştı. :( Umarım en kısa sürede Live Clean indirimiyle şenlendirirler banyolarımızı. ^.^
- Dikkatimi çektiği kadarıyla Gratis çoğu ürününe zam yapmıştı.
- Ecotools fırça için gratisin indirim oranı watsonstan daha fazlaydı (%25 - %30) ancak gratisteki fiyat daha yüksekti sanırım. Emin olamadığım için aldım gitti. :)
- Gratis resmen yağmalanmıştı. :) Ben şehrimden böyle bir performans beklemiyordum açıkçası. :) Listemde Giovanni şampuan ve Benri pamuklar da vardı, yedekleyecektim ancak bulamadım. :)
- Lorealin BB kreminden almak istedim ancak Watsonsa henüz gelmemişti, gratiste de açık rengi tükenmişti. :) BB ihtiyacım var. Hiç değil hazır indirim varken maybelline inkini alırım yeniden diyordum. Paketin sonlarına doğru kullanılmaz hale gelmişti ama yine de başlarda severek kullanmıştım. ;) Sonrasında severek takip ettiğim ve cilt tiplerimizin de benzer olduğu bir kaç bloggerın Loreal aldığını görünce yeniden maybelline alacağıma en azından onu denemiş olurum diye loreal almaya karar vermiştim. Tamam loreali bulamadım ama onu bulamayınca neden maybelline i de almadım, o kısmı bilemiyorum. :) Bu kadar da ezbercilik olmaz ki yahu!! :)))
- Avm'den çıkarken bir an duraladım. Benim göz makyaj temizleyicisi de almam lazımdı onu unuttum diye. Az daha geri dönüyordum ancak jeton düştü sonunda. 'Sıvı temizleyici almayı unuttun ama 3 paket göz pedi aldın. Yuhh yani, daha ne alacaksın??' Uslu uslu iç sesimi dinledim ve yürümeye devam ettim. :))
- Bir de aldığım maskaranın ambalajına bayıllldımm!! 😍 Sizce de çok şık değil mii?! < 3

Hmm, bir de bu var;


Bu da migrostan. :) Elimdeki dudak kremlerinden ikisini bitirmeyi başardım, bitenler yazısını yazabilirsem göreceksiniz inş. ;) Yeni bir dudak kremini hakettim yani. :) Market alışverişi yaparken bunun da 3 liraya indiğini görünce attım sepete. ;) Ben ihtiyaçlarımı karşılamış olduğumdan pek dikkat etmedim ama sanırım migrosta da güzel indirimler mevcuttu. ;)

Eveet, bir indirim haftasını daha bu şekilde atlattım ben. :) Sabahtan beri Gratis fişini inceliyorum 'bir yerde hata mı var acaba, bu kadar tutmaması gerekiyordu toplam tutarın' diye. :)) Sonuçta hata falan yok tabii. Yine pahada fazla yükte hafif bir alışveriş olmuş tüm kozmetik alışverişleri gibi. :) Umarım herkes memnun çıkmıştır mağazalardan. :)
Mutlu günler. :)




11 Ekim 2013 Cuma

Nemsizlik!!

Merhaba. :)

Yazı giremiyorum bir türlü. Çünkü bilgisayar başındaki mesailerimi başka başka şeyler işgal ediyor. :/ Bu sefer de cildimdeki nemsizlik başıma bela oldu. >:/

Yazın LRP'nin Effaclar Duo kremini kullanıyordum. Çoğu insanın aksine ben tüm yüzüme kullanıyorum ve sivilcelerim üzerine de etkili olduğunu düşünüyorum. ;) Ancak mevsim geçişiyle birlikte cildim kurumaya başladı tabii. Effaclar Duo'nun verdiği nem yetmez oldu yani. Tester denemeden krem almaktan da nefret ettiğim için ısrarla krem almıyordum. Deneyebildiğim kremlerden ise en çok Vichy İdelia'nın karma ciltler için olan versiyonunu beğendim. Ama bariz bir şey varsa o da benim sivilce problemimdir. :( Eğer Vichy İdelia'yı alırsam yanında Effaclar Duomu da yenileyip onu lokal olarak kullanmaya devam etmem lazım. Ki öyle bir durumda bütçemi bir hayli aşmış olacağım. Babe StopAKN serisi var aklımda. Nemlendirici versiyonunu bir kaç kere deneme fırsatı buldum ablamdan, onu alabilirim diyordum ancak internette memnun kalan sayısı az ve fiyatı da riske girebileceğim bir fiyat değil.

Bir yandan bunları düşünürken bir yandan da artan sivilce problemim için dermatolaga gittim. Antibiyotikli bir merhem ve Bioderma Global testerı verdi. < 3 < 3 Ah o Global! Geçen sene çıktığı zamandan beri denemek istediğim ancak testerını bir türlü bulamadığım krem. :) Dolayısıyla doktordan pek bir memnun ayrıldım. :)) Ancak sorun şu ki havalar soğumaya devam etti, bir de üzerine antibiyotikli merhemi sürünce cildim bu zamana kadar hiç yaşamadığı bir nemsizlik yaşamaya başladı. Gerim gerim geriliyor, sürdüğüm hiç bir krem kâr etmiyor, kozmetikler zaten cildimle bütünleşmiyor. Şaka gibi bir haldeyim. Ki ben geçmişte sivilcelerim için ağızdan kurutucu tedavi de görmüş ancak o zaman bile bu kadar kurumamıştım. :S Haliyle Globalin verdiği nem de yetmedi bana. :( Aldığım bir setten çıkan ancak benim cildime fazla geldiği için ablama vermek üzere ayırdığım Clinique DDML vardı elimde. Onu da denedim ancak ağır geldiği için elden çıkartmayı düşündüğüm krem yetersiz geliyor şu an. :(

Ben de başladım bu cildi nasıl nemlendirebilirim diye araştırmaya. ;) Başlangıç noktam nem maskeleriydi. Bu zamana kadar hiç ihtiyaç duymadığım için fazla dikkat de etmemiştim hakkında yazılıp çizilenlere. Biraz okuduktan sonra hem bütçeme uygun hem genel olarak memnun kalınan 2 nem maskesi dikkatimi çekti. Avene ve Nuxe.



Nem maskelerine bakarken Avene'den Clean Ac serisi dikkatimi çekti. Kurutucu sivilce tedavileri için üretilmiş ürünler. Evet, benim tedavimden daha ağır bir tedavi kastediliyor olabilir. Ama işin özüne bakarsak ben de bir nevi tedavi yüzünden nemsizlik yaşıyorum. Hal böyle olunca nem maskesi alacağıma -hazır nemlendirici ihtiyacım da var- hem akneli ciltlere yönelik hem de yoğun nem veren böyle bir ürün kullanmam daha mantıklı olabilir diye düşündüm. Düşünüyorum. :) Ama Clean Ac nemlendiriciden çok memnun olanlar olduğu gibi yapısını çok yağlı bulanlar da var. Muadil ürün olarak bir de LRP'nin Effaclar H nemlendiricisi dikkatimi çekti. Ondan da memnun kalanlar var. Sanırım bu ikisi arasında tercihim LRP Effaclar H olur.



Diğer taraftan da Global'i de sevdim. Cildim normal dışı bir kuruluk yaşamıyor olsa idi bence çok memnun kalacağım bir kremdi. E bu normal dışı kuruluk da maksimum 1 ay falan sürer herhalde daha da fazla uzamaz bence. Alacağım kremi 1 ayda bitiremeyeceğime göre cildimin normal koşullarına göre bir krem alıp nem maskesiyle takviye mi etsem diye de düşünüyorum hani. :)

Vs vs işte. :) Bu yazıyı okuyup da tavsiyesi olan olursa çok mutlu olurum. ^.^





Not: Görseller internetten alınmıştır.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Black Friday Alışveriş Listesi - Sigma Beauty

Merhaba. :)

Sıkıldığında bilgisayarı açan bir insanım. Ancak bilgisayar başında da çok sıkılıyorum genellikle. Sosyal(!) ağlar cazibesini kaybedeli çok oldu. ;) Zaten blog okumaya da bu sıkıntı yüzünden başlamıştım. :) Bu sıkıntıdan en iyi nasıl kurtuluyorum bilin bakalım? Tabii ki alışveriş listesi hazırlayarak. :)) Bu seferki durağım SigmaBeauty.com. ;)

Makyaj fırçalarına ilgi duyan çoğu kişinin bildiği, yeni ilgi duymaya başlayanların da hemencecik öğrendiği üzere Sigma Beauty özellikle fırçalarıyla öne çıkan bir marka. Çoğu kişinin kalitesine sorgusuz sualsiz güvendiği MAC fırçalarına uygun fiyatlı muadil olarak gösteriliyor Sigma fırçaları. Hatta internette gezinirken gördüğüm kadarıyla eskiden fırça numaraları bile benzerlik gösteriyormuş MAC fırçalarıyla. O sebeple benim gözümde biraz da taklitçi olarak doğmuş ancak sonradan kişiliğini bulmuş bir markayı temsil ediyor Sigma Beauty ismi. ;)

Öncelikle Sigma Beauty'den herhangi bir fırçaya sahip değilim. Black Friday günü Sigma Beauty'nin resmi sitesi online alışverişte kargoyu ücretsiz yapıyormuş. [Evet, söz konusu kargo ücretleri olunca tam bir pintiye dönüşüyorum. Çok zoruma gidiyor kargoya para vermek. :)] Ben de bu ücretsiz kargodan yararlanarak merak ettiğim bir kaç fırçayı sipariş etmeyi düşünüyorum.

Öncelikle Sigma Beauty'nin online alışveriş sitesine girip sıradan gözüme hoş görünen tüm fırçaların sayfalarını açtım. Sonuç? Neredeyse tüm fırçaları açmışım. :D Zorlu elemelerden sonra geriye aşağıdakiler kaldı. ;)


E16 Tightline Liner - E17 Waterline Liner: Ben göz kalemlerini göz içine ve mümkün olduğunca kirpik dibine sürüyorum. Ancak malumunuzdur ki göz içinde kalemlerin ömrü fazla olmuyor. ;) Geçtiğimiz kış kalem yerine jel eyeliner kullanmak hoşuma gitmişti. Kesinlikle daha kalıcı oluyor. Kesik uçlu eyeliner fırçasıyla uyguladım bu zamana kadar ancak bu işlem için tasarlanmış yukarıdaki fırçalarla daha kolay uygulama yapabileceğimi umuyorum. ;) E16 göz kapağı için, E17 ise alt kısım için. Buraya ikisini de ekledim ancak büyük ihtimalle sadece E16'yı alırım. Henüz üst kirpik dibine ayrı, alt kirpik dibine ayrı fırça kullanacak kadar özenli makyaj yapmıyorum. :))


E25 Blending - Bu fırça meşhur MAC 217'nin muadili olarak görülüyor. Aslında karıştırma işlemi için gözüme küçük geleceğini düşünüyorum ama bir fırça bu kadar meşhur olunca merak etmemek elde değil. :) Sepette olacak. ;)


F05 Small Contour: Kontür yapmayı öğrenmek istediğimi söylemiştim. Kontür yapılacak ürün kadar fırça da önemli ve en az ürün kadar fırçayı da araştırıyorum. Bu fırça da seçeneklerim içerisinde. ;)


F80 Flat Kabuki - F82 Round Kabuki: Fondöteni süngerle uygulamayı seviyorum. Ancak süngeri ıslatmak vs uzun geliyor bana. Özellikle de seyahatteyken hoşuma gitmiyor onunla uğraşmak. O sebeple bir de fırçam olsun istiyorum. İnglot 27TG var MAC 187'ye muadil gösterilen. Ancak uygulamada tatmin etmedi beni. Allık uygularken daha çok seviyorum onu. ^.^ Yukarıdaki F80 severek takip ettiğim ojemrujumrimelim'in her fırsatta söylediği, önerdiği fondöten fırçası. Ona güvendiğimden direkt seçeneklerim içerisine aldım. ;) Ancak yuvarlak başlı F82'yi daha kolay kullanırmışım gibi geliyor. ama onu da mineral ürünler için öneriyor Sigma. Bilemiyorum işte. İkisinin arasında kaldım. :) Belki de ben süngerimle mutluyum der ikisini de almam. :))


P80 Precision Flat - P88 Precision Flat Angled: Ve kapatıcı fırçası. :) Kesik uçlu fırçaların daha kapatıcı bir sonuç verdiğini düşünüyorum. Ama kesik uçlu olup olmaması konusunda kararsızım. Yine de ikisinden birini almak istiyorum. ;)

İşte benim listem bu. Çok da uzun bir liste değil. ;) Biliyorsunuz her ne kadar fırçalar kozmetik yasağına dahil edilmeseler de 75 doları aşmamak daha garanti bence.
Black Friday'e gelirsek, Kasımın son cumasıymış galiba. Ben de tam blemiyorum. İnternetten takip edeceğim. ^.^

3 Ekim 2013 Perşembe

Kem Küm...



Merhaba. :)
Ne yazacağımı bilemez haldeyim. Taptaze blogumu taptaze haliyle ihmal ettim. Benim suçum. :( Biraz ihmalkârlık biraz hayat ve özellikle de kafa yorgunluğu sebebiyle bilgisayar başına oturup da bir yazı hazırlayamadım. Biraz da henüz taze bir blog yazarı olduğumdan fotoğrafları düzenlemek, yazıyı istediğim şekle sokabilmek düşündüğümden daha fazla zaman ve daha dinç bir zihin istiyormuş. Bunu da farketmiş oldum böylece. :) Severek takip ettiğim tüm blog yazarlarına selam ve saygılarımı göndereyim buradan. Hepsini devamlılıkları için tebrik etmek istiyorum. :)
Neyse efendim. Uzun zamandır devam eden Ankara ziyaretimi de nihayete erdirebildiğime göre tekrar bloguma dönebildiğimi umuyorum. ^.^ Orada bilgisayardaki bir problemden dolayı google oturumumu açamıyordum. Haliyle gelen bir kaç yoruma da cevap veremedim ne yazık ki. Özür diliyorum. :(
Bu arada bir sürü küçük alışveriş oldu tabii ki, onları toparlayıp paylaşmam lazım. Hüsranla sonuçlanan bir USA gezisi oldu. Yani ablam gezdi geldi ancak gittiği yerdeki Sephora kapalı olunca kozmetik siparişlerimi getiremedi malesef. :( [Apple siparişlerim geldi tabii ki. Kendileriyle aşk yaşıyorum şu ara. < 3 ^.^] İkinci kore şiparişim geleli ay oldu onu paylaşmam lazım. Bitenler yazımı girip akabinde Project Pan'ımı güncellemem lazım. Okunacaklar listesi yalan oldu zaten. :(  vs vs. Aslında yazacak şey çok. Önce çekiliş haberlerinden başlayıp sırasıyla gitmem lazım.
Görüşmek dileğiyle...
Mutlu günler. ^.^


Not: Görsel internetten alınmıştır. Zamanında saç aksesuarı hoşuma gittiği için bilgisayarıma kaydettiğim bir resim. Tekrar görünce bu yazıda bunu kullanmak istedim. Niye bilmiyorum, fotoğrafsız yazı çıplak geliyor gözüme. :)

7 Ağustos 2013 Çarşamba

İflastayım; Bayram İndirimleri :)

Merhaba. :)
Bu ay zaten fazla açıldığımı düşünürken bir de Watsons ve Gratis bayram öncesi güzel indirimler yapınca dayanamadım ve sanırım babamı iflasa sürüklemiş bulunmaktayım. :) Aslında fazla bir şey almadığımı düşünsem de sonuç rakam pek parlak olmadı tabii. :)
Önce Watsons'a gittim;


Evet, dayanamadım, şu yazımda bahsettiğim 501 numaralı L'oreal ruju da aldım. :)) 15 TL'ya geldi.
Rimmel'in Salon Pro serisinden 708-Get A Nail Tan isimli ojesini biraz kararsız kalsam da sonunda götürdüm kasaya. ;) Biraz koyu renkli bir nude. Bu sebeple kullanabilir miyim diye şüphe ettim ama sonra en olmadı kışın favori nude'um olur diyerekten aldım. ;) Üstelik sonradan fişi incelerken ojede de %50 yapıldığını gördüm ve çok şaşırdım. :) Genelde bu tarz indirimlerde oje ve kalemleri hariç tutuyorlar çünkü. ;) 2,50 TL.
Yine Rimmel'in son zamanlarda çok konuşulan ScandalEyes kalem farlarından 002-BulletProof Beige rengini aldım. Çok hoş bir şampanya rengi. ;) Sanırım buna benzer farım vardı ama ben o benzeri bulana kadar bunu bitiririm bence. :)) Zaten bu da %50 ile 6 TL Civarı bir fiyata geldi. ;) 
Max Factor'ün Creme Puff pudralarını bir süredir istiyordum. Yani 2 sene kadar önce satın almış fakat yanlış renk seçimi sebebiyle arkadaşıma vermek zorunda kalmıştım. Haliyle tekrar almam gerekiyordu. :) Creme pufflar bu ay sonuna kadar zaten 25 TL'ya düşmüş. :) Yardımcı olan bayan %50'nin bu fiyat üzerinden olacağını söyledi bana. E 13 TL'ya creme puff bulmuşum, kaçırır mıyım. :D Tabii kasaya gittiğimizde öyle bir şey olmadı. İndirimi %50'ye tamamlamak amacıyla 2 TL daha indi fiyat, o kadar. :) Renk yine tam olmadı ama bu sefer kullanabileceğim gibi. Yalnızca azıcık pembe kaldı. ;) Ancak açıkçası almasam da olurmuş. Çok fazla tozutuyor ve aşırı parfümlü bir kokusu var. Ve kokuyu sadece sürerken değil sürdükten sonra da bir süre alıyorsunuz. :/ Ama maske imajı oluşturmuyor, o konuda sıkıntı yok. ;)
Maybelline Affinitone pudrayı almak gibi bir niyetim yoktu aslında. Hatta Watsons'tan çıktıktan sonra geri döndüm. :) Ben kontür işlemi yapmayı bilmiyorum. Ama kocaman yanaklara sahip olduğum için öğrenmek istiyorum. Aklımda Nars Laguna var, internette en beğenileni o. Ancak hazır %50 de varken çok çok daha uygun fiyata bir şey alıp elimi bu işleme alıştırmak istedim. ;) Oradaki bayan da bronz pudralardansa normal pudranın koyu rengini almamı önerdi, benim aklımdan da böyle bir şey geçiyordu zaten ve nihayet affinitoneda karar kıldık. Ve 42-Dark Beige rengini aldım. ;) 8-9 TL gibi bir fiyata geldi. Ancak gelin görünki rengi benim tenime creme puff'un truly fair'inden daha iyi uyum sağlıyor. Çünkü ondan daha açık bir renk. :D Acaba ambalajın içerisine yanlış pan mı yerleştirilmiş diye şüphelendim açıkçası. Çünkü orada da denedim ve mağaza ışıkları bu kadar da yanıltmazlar herhalde diye düşünüyorum. :) Fişiyle beraber koydum çantaya, ilk fırsatta götüreceğim. ;) Aşağıdaki fotoğrafta daha net görebilirsiniz sanırım demek istediğimi, sol taraf creme puff sağ tarafsa kontur yapmak için aldığım affinitone;



Bio-Oil bir süredir almayı düşündüğüm bir üründü. Yaralarım geç iyileşir ve en basit yara bile yara izi bırakır cildimde. Bu ürün hakkında da internette çelişkili bilgiler okuyordum. Kimi çok severken kimi de işe yaramadığını söylüyor. Bu üründe indirim yoktu ancak hazır kolumda kocaman bir yaram da varken vakit bu vakittir dedim ve kendim tecrübe etmek için aldım. ;) Sizlerle de öncesi/sonrası fotoğraflarıyla paylaşmayı düşünüyorum. ;)
Watsons bu kadar. :) Live Clean Şampuan kullanıyorum şu an. Başta sevmemiştim ama sonrasında temiz içeriğini de göz önünde bulundurunca sevmeye başladım. :) Eğer indirimdeyse ondan da alacaktım ama indirim yokmuş ne yazık ki. 

Gelelim Gratise. İnternetimde sorun çıktığından avm'ye gittiğimde gratis indiriminden habersizdim. Ancak oraya kadar gitmişken hiç değil instain allıkların renklerine bakarım diyerek gittim mağazaya. Ve bir de ne göreyim! :)) Daldım tabii içeriye. :) İşte aldıklarım;


Öncelikli hedef The Balm standıydı tabii ki. :) İnstain allıkların dördü de vardı ancak ben kendime sadece Pinstripe ve Houndstooth renklerini yakıştırdım. Ve dayanamayıp ikisini de aldım. ^.^ Allıkların testerları yoktu ne yazık ki, o sebeple internette gördüğüm swatchlarla yetinmek zorunda kaldım alırken. Sonrasında Houndstooth renginin benim için biraz gereksiz olduğunu düşünsem de aldığıma memnunum. :) Fiyatları 27 TL'dan 13,50 TL'ya geldi.
Benri kare ve disk pamuktan ikişer tane alarak yedekledim. Tanesi 1,20 TL'ya geldi. 
Bir süredir gözlerimi ve fırçalarımı yıkamak için kendime bebek şampuanı alıcaktım. Boyut biraz büyük ama malesef pompalı şişelere zaafım var. :) İndirim yoktu, 9-10 TL arasında.
Giovanni şampuanları merak ediyorum. Şu anda Live Clean kullanıyorum ve anneler gününde alınmış 1 şişe Giovanni de denenmek üzere sırada bekliyor. Ancak 250 ml'lik şişe benim gözüme çok küçük görünüyor niyeyse. :) Ben de ürün hakkındaki kararımı kesin verebilmek için bir şişe daha aldım. ;) 15,75 TL üzerinden %40 indirim yapıldı.



Snail maskeleri de bloglarda sıkça görüyorum. Asıl denemek istediğim Cettua'lardan tek bir ürün bile bulamayınca bunları aldım. ;) 2 TL üzerinden indirimli.
Crystal Deodorant, yine bloglarda sıkça gördüğüm ve temiz içeriğiyle dikkat çeken bir ürün. Ama ben özellikle kullanımı farklı olduğu için merak ettim kendisini. :) Peşimde dolanan bayanın hatırlatmasıyla attım sepete. ;) 40 gr'lık seyahat boyunu aldım. 5 TL üzerinden %40 indirimli.
Colgate optik beyaz, şehirdeki evde kullandığım diş macunum şu an. Aradığım performansa sahip olmasa da güzel bir diş macunu. Kasada tüm ürünler hesaplandıktan sonra başka bir müşteri getirdi fiyatını sormak için. Kasadaki bayan yanlışlıkla benim alışverişimin üzerine okuttu ve satış iptali için de o sırada mağaza dışında olan bir bayanı çağırmaya çalıştılar seslenerek. Baktım iş uzayacak, acelem de var. %40 indirimli olduğunu da duyunca elbet kullanılır diyerek 'boş verin, kalsın' dedim. Öylece alınmış oldu. ;) 12,75 TL üzerinden %40 indirimli. 
Down Under Argan yağlı seriden de tester verdiler.

Sizin anlayacağınız hem az hem çok olan bir alışveriş oldu. Sanırım Project Pan yazılarını blogta oldukça sık göreceğiz. :) 
Mutlu günler. ^.^



5 Ağustos 2013 Pazartesi

L'oreal Likit Rujlarım

Merhaba. :)
Aslında blogu açarken ürün yorumlarına özel post yayınlamayı fazla düşünmüyordum. Bu işi swachlarıyla vs benden çok daha iyi yapan bloggerlar var zaten. ;) Benim yorumlarım genellikle bitenler postlarımda olacak. Bir de becerebilirsem karşılaştırma yazılarımda. ;) Ancak sanırım bazı ürünlerde dayanamayacağım. :) Örneğin kısa sürede elimde aynı seriden 3 ruj oluverince bunların bir yazısını yazmak lazım dedim. :) Efenim bahsettiğimiz rujlar L'oreal Colour Riche Carresse Aqua Lacquer Lipgloss. Yani L'oreal'in kalıcılık iddiasıyla piyasaya sürdüğü likit rujlar. Şu ve şu yazılarımda bahsetmiştim kendilerinden. ;)


L'oreal'in rujlarını oldum olası severim. Nitekim bitirdiğim ilk ruj da yine bu markaya aittir. Bir süredir de rujlarımda biraz daha kalıcılık isteğiyle yanıp tutuşuyor ve bu seriye de göz kırpıyordum. Sonuç olarak gratisin anneler günündeki güzel indirimiyle 300 -Juliet- rengine sahip oldum. :) Rengi biraz daha kırmızımsı olarak almıştım ancak vişne çürüğü çıktı. :) Nasıl yani demeyin, verebileceğim tek cevap mağaza ışıkları. :) Ancak rujun yapısını seven ve şu yazımda da belirttiğim gibi 200 numarasına da göz koyan ben temmuz ayındaki %30 indirimden faydalanarak watsonstan 200 -Princess- ve 102 -Romy- rengini de almış bulunuyorum. ^.^ Ve itiraf ediyorum, şimdilerde de 501 renginde gözüm var. :)) [Evet, bir ruj delisi olabilirim. :D ]


Renkleri elimden geldiğince gerçek renkleriyle yansıtmaya çalıştım. En üstteki 102 -Romy- 2 kat, hemen altındaki 200 -Princess- 3 kat ve en alttaki 300 -Juliet- de 3 kattan fazla 4 kattan az sürüldü. :)) Neden artan sayılarda sürdüğümü ben de bilmiyorum, başlangıçta amacım eş kat sürmekti ama sonuç bu oldu. :)
102 -Romy-, romantik bir pembe. Bir süredir saf, içerisinde mavi tonları barındırmayan bir bebek pembesi istiyordum. Şimdilerde hedefime yaklaştığımı hissediyorum. :))
200 -Princess-, şu yazımda da uzuun uzun anlattığım gibi iddialı olmayan bir kırmızı arayışıyla alınmış bir ruj. Arayışıma cevap verdi mi? Malesef hayır. Çünkü belirtmek isterim ki bu bir kırmızıdan çok nar çiçeği rengi. :) Evet evet, tam bir nar çiçeği bence. ;) Ancak aldığıma pişman mıyım? Tabii ki hayır. :) Elimdeki nar çiçeği renklerim daha opak ve tabir-i caizse cart [medeni hali fosforlu ;) ] duran rujlar. Bu ise günlük kullanım için tam kıvamında bence. :)
300 -Juliet- ise az önce de dediğim gibi bir vişne çürüğü rengi. Koyu bir renk. Her tene gidebilecek ancak buğday/esmer tenlere çok daha yakışabilecek bir renk. ;) [Kuzenimden biliyorum. :) ] Ancak koleksiyonum içerisinde yer aldığı için mutluyum. < 3


Fırçası yukarıdaki şekilde. Hafif eğik ve ortası yarık. L'oreal'in glam shine glosslarını da kullanan biri olarak bu sünger tipine bayılıyorum. :) Kullanıma katkısı olduğundan falan değil, oluyorsa da ben farkında değilim. ;) Ama görünümüne bayılıyorum. :))


Kalıcılığına gelirsek, yukarıdaki fotoğrafta okunabiliyor mu bilemiyorum ama soldan sağa renkler 300, 200 ve 102. Fotoğraf çekme amacı gütmeksizin tamamen bileğimden çıkartmaya çalışırken ısrarla bu halde kalınca çektim. ;) Islak mendille bastırarak diyeceğim ama haksızlık etmiş olurum. Baya baya kazıyarak 2 kere geçtim üzerinden ve sonuç yukarıdaki gibi oldu. 300 hem renginin koyuluğu itibariyle hem de daha fazla kat sürmüş olmam sebebiyle geriye en fazla renk bırakan oldu tabii ki. ;)
Pratikte ise durum şudur ki; 10 saat yemek yemenize rağmen kalıyor diye bir şey yok tabii ki. :) Öncelikle sadece tek kat sürdüğümü belirteyim. Bir şey yemeden ancak ara ara suyumu içerek geçirdiğim 5 saatin sonunda yeniden tazeleme ihtiyacı hissettim. Onun da sebebi dudağımda renk kalmamış olması değil, artık dudağım kuruduğu için rujun çizgilerin içine dolmasıydı. Ama bir noktayı daha belirtmem gerekir. Rengin solup solmadığıyla ilgili yorum yapamayacağım. Çünkü makyajda renk solması çok da rahatsız olduğum bir durum değil. ;) Ancak dediğim gibi 5 saatin sonunda aynadaki görüntümde rahatsız edici bir renksizlik söz konusu değildi. ;) Hmm, bir not daha. Renk değil ama parlaklık kısa süre sonra ilk etkisini kaybediyor ne yazık ki. ;)

Belki de aynı kategoriye girmiyorlardır ama ben zihnimde Rimmel Apocalipsler ile karşılaştırıyorum bu seriyi. Madem öyle, yazıda da karşılaştırayım istedim. ;) Apocalipslerin bende tek rengi var, 401 -Aurora-. (Fotoğrafını çekmemişim ne yazık ki, çeker çekmez buraya ekleyeceğim.) Rengine bayılarak aldım ancak beni kalıcılık konusunda yarı yolda bıraktı ne yazık ki. O sebeple de başka rengini almadım. Apocalipsler L'oreal'e göre daha opak renk veriyorlar. L'orealler biraz daha sheer yapıda. Bu da daha doğal durmalarını sağlıyor bence. ;) Ve ayrıca L'orealler biraz da parlak. Yani biraz daha benlik. :))
Ancak tabii ki opaklık/parlaklık mevzuları kişisel tercihlere ve o gün kullandığımız kombinasyonlara göre değişebilecek istekler. Ama daha önce de dediğim gibi, kalıcılık olarak özellikle Rimmel Apocalips fiyaskosundan sonra bana çok iyi geldi bu seri. Yolunuz düşerse bir göz atın bence. ;)
Not: Bu rujların dünyanın en kalıcı rujları olmadığının ben de farkındayım. Ancak ortalamanın üzerinde oldukları da bir gerçek. ;) [Yazar burada ürünün kalıcılığını fazla övdüğünün farkına varır. :)) ]
Mutlu günler. ^.^


1 Ağustos 2013 Perşembe

Eski Farlardan Oje Yapımı (Kumral Kız'dan)



Bu da kendime not olsun. Kullanılmayan farlardan oje yapılabiliyormuş. Sonuç da fena olmuyormuş hani. :) Unutmayayım diye buraya da eklemek istedim. ;) Özetle napıyormuşuz? Farı toz edip ojenin içine ekleyip çalkalıyormuşuz. ;) Yazı Kumral Kız'dan. ;)




Not: Yukarıdaki foto da Kumral Kız'ın yazısından alıntıdır. Ve ojenin son hali değil, yapım aşamasında çekilmiş bir fotoğraftır. ;)

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Okunacaklar #1


Merhaba. :)
Blogu açtığım günden beri yazmak istediğim yazılardan birisi de bu. Okunacak kitaplar. :) Kitap konusunda o kadar maymun iştahlı biriyim ki, bir hevesle alıyorum sonra kalıyor bir köşede. Kitaplığımda 2009'da alınmış ama hala okunmamış kitaplar buldum. :/ Bazılarının varlığını bile unutmuşum hatta, durum o kadar vahim.
Sanmayın ki bu kadar büyüttüğüm olay sadece yukarıdaki kitaplar için. :) Hayır, malesef sadece onlar değil bahsettiklerim.Yukarıdaki fotoğrafta gördükleriniz benim yaz için seçtiğim kitaplar. ;) Eylül sonuna kadar vakit vermiştim kendime, yukarıdakileri bitirmek için. ;) 

Peki neler var yaz listemde;

1- Çöl/Deniz, Sibel ERASLAN
2- Çamların Kadim Müziği, OSHO
3- Ölümsüz, Paco AHLGREN
4- 670 Gram ile Hayata Tutunmak, İnci CANDEMİR
5- Sıfır, Jess WALTER
6- Kelebekler ve İnsanlar, Üstün DÖKMEN
7- Eroinle Dans, Canan TAN
8- Kavak Yelleri, Reşat Nuri GÜNTEKİN
9- Büyü Dükkanı, Yeşim TÜRKÖZ
10- Cep Terapisi, Therese J. BORCHARD
11- Oliver Twist, Charles DICKENS
12- Beyaz Gemi, Cengiz AYTMATOV

Evet, yaz boyu okumak istediğim kitaplarım bu şekilde. Ancak kendime eylül sonuna kadar verdiğim süreyi birazcık uzatıyorum. Hedefim bu kitapları kasıma kadar bitirmek. ;) Hedef süreyi değiştirdim çünkü Pinuccia'nın Okuma Şenliği'ne katılmış bulunmaktayım. 8) Blogunu severek takip ettiğim sevgili Hayal@ sayesinde haberim oldu etkinlikten. ;) Etkinlik 9 Temmuz-9 Ekim arasında ve istediğiniz zaman katılabiliyorsunuz etkinliğe. Sevgili Pinuccia 12 kategori belirlemiş ve herkes her kategoriden 1 kitap okuyabiliyor. Etkinliğin detaylarına Pinuccia'nın blogundan ulaşabilirsiniz. ;) Ben toplu hareketleri seven bir insanım. Kitap okurken de kendimi yalnız hissetmeme fikri tabii ki çok hoşuma gitti. :) Etkinlik kitaplarım için ayrı bir yazı yazacağım zaten ama henüz listemde boşluklar var. Onları doldurmam lazım öncelikle. ;) Zaten bu listeyi mümkün olduğunca şenlikteki kategorilere entegre etmeye çalıştım ancak 2-3 kategori açığım var. Bakınmam lazım. :)
Ah bir de sağ tarafa şu anda okuduğum kitabı koyabilsem süper olacak benim için ama henüz beceremedim. :) Ama şu an 'Sıfır'ı okuyorum. ;) [Edit: Bu yazı hala taslak halindeyken bunu da yapabilmiş bulunuyorum. ^.^]
Bu arada bu sayede Vikitap'ı keşfetttim ve tabii ki hemen üye oldum. :) SincappppNefesi olarak artık vikitapta da bir üyeliğim mevcut. :) Ancak senelik kitap okuma hedeflerimizi her ne kadar vikitap sayfasında istatistiksel olarak görebiliyor olsak da blogun gadgetlarına ekleyemedim. Ve sırf bunun için bile bir de Goodreads'a üye olabilirim. ;) [Bilmeyenler için Vikitap'ın yabancı versiyonu kendisi ;) ]

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Project Pan #1


Ve işte benim için bir başka altın yaldızlı konu, Project Pan. [Bitenler yazım için tıktık] Eğer düzenli bir blog okuyucusu iseniz Project Pan yazılarının kapsamını zaten biliyorsunuzdur. ;) Yanılmıyorsam geçtiğimiz sene yabancı bir blogger tarafından başlatılmıştı. Adı da ordan kaldı bildiğim kadarıyla. :) Amacımız evde bir köşede bozulmaya mahkum kalmış ürünleri gün yüzüne çıkartarak kullanıp bitirmek. ;) Sanırım bu süre içinde içinde benzer ürün almak da yasaktı ama ayrıntıları hatırlamıyorum ve sanırım hatırlamak da istemiyorum. :) Şunları bir kullanıp bitireyim de gerisi teferruat. ;) İşte benim öncelikli olarak seçtiğim project pan ürünlerim;


1- Avon Pembe Ruj: Kendisi benim ilk rujlarımdan. Annem almıştı seneleer seneleer öncesinde. O zamanlar rengi benim için çok iddialıydı sonrasında da kalmış dolabın köşesinde. Geçenlerde dolap temizliği yaparken çıktı ortaya. Hatta atıyordum kendisini ama sonra kıyamadım. Bazen şehirdeki eve giderken kullanırım, yaz aylarında biter diye düşündüm. Eğer bitmezse de yaz sonunda atarım herhalde, bilemiyorum. :)
2- Golden Lady Ruj: İşte bu benim ilk rujum. :) Bakmayın az kaldığına, tamamını ben kullanmadım. Ablamlardan devralmıştım bu ruju, yaklaşık 10 sene önce. :) Nadiren katıldığım düğün vs gibi ortamlarda sürmek adına. O zamanlar kozmetikle alakam yok tabii, ruj olarak bunu gördüm çantada, yapıştım. :) Rengi koyu gibi ama hafif sürüldüğünde öyle durmuyor, güzel bir dudak rengi oluyordu hatırladığım kadarıyla. Kozmetikle alakadar olmaya başladım başlayalı daha cicili bicili renklere yöneldiğimden kullanmıyorum senelerdir. ;) Bunu da dolap temizliği sırasında atmak için aldım elime. Ama kıyamadım. :) Ben bitmemiş ürün atmayı sevmem. ;) Birazcık ağırlaşmış bir ruj kokusu var ama orjınal kokusunu da hatırlamıyorum sonuçta. Belki de hep böyle kokuyordu, bilmiyorum. :) Baktım, sürülebilecek gibi, koydum baş köşeye. Yine de kullanamazsam gidecek tabii çöpe. ;)
3- Oriflame Dudak Balmı: Bitenler #1 yazımdaki dudak balmına muadil olur ümidiyle aldım bu sene. Ama korkunç ötesi bir ürün çıktı. :S O gördüğünüz açık pembe rengi var ya, işte onu dudağa da vermeye çalışıyor ancak pek başarabildiği söylenemez. Zaten paramparça olan dudağa beyaza yakın bir rengi sürmeye çalışırsanız ortaya çıkacak hayal kırıklığını tahmin edebilirsiniz. Nem zaten veremiyor benim dudaklarıma. Sırf bitsin diye kullanıp duruyorum işte. Bitmeli!
4- Lorea'l Touch Magique Gözaltı Kapatıcısı: İşte bu ürünü seviyorum. :) Ancak 4-5 sene oldu herhalde alalı. Kendisi benim ilk gözaltı kapatıcım olup watsons'ın bir zamanlar yaptığı kadınlar günü %50 indiriminden alınmıştı. Yalnızca özel günlerde de olsa severek kullandım ama artık bitmesi gerekiyor. Ama tekrar alabileceğim ürünlerden kendisi. ;)


5- Nivea invisible Black/White Sprey Deodorant: Bu da şu sıcak yaz günlerinde severek kullandığım bir ürün.  Daha önce de 1-2 tane bitirmiştim. Ancak roll-onların daha iyi koruduğunu düşünüyorum. Ve tamamen roll-onlara geçmeden önce bunu da bitirsem fena olmayacak. :)
6- Rexona woman roll-on deodorant - oxygen: Bir dönem tam anlamıyla kendisine taktığım deodorantım. :) 5-6 tane diyeceğim ama galiba daha fazla bitirdim. :) Üniversitede birlikte kaldığımız arkadaşımda bir valiz bırakmıştım. 1 senedir falan ondaydı, içindekilere ihtiyaç duymayınca almak için acele etmemiştim. İşte geçtiğimiz ay o valizi aldım ve bu da içinden çıktı. :) Baktım herhangi bir bozulma emaresi yok. Cildimi tahriş de etmedi. Ben de bitireyim diye koydum elimin altına. :)
7- Arko Nem El Kremi - Yoğurt&Böğürtlen: Yine o valizin içinden çıkmış bir ürün. Bunu o zamanlar da çok severek kullanmıyordum zaten. Ortalama bir nemlendirmesi var. Ancak ben kokusunu pek sevmedim. Meyveli kokuları sevmem ellerimde. Hangi akla hizmet almışım, bilemiyorum tabii. :) Her neyse, bitmek üzere zaten. ;)
8- Nivea Pure&Natural El Kremi: Benim için çelişkili bir ürün. Bazen severek kullanıyorum, bazen hiç hoşlanmıyorum kendisinden. Ama biterse mutlu olacağım kesin. Tekrar alacağımı da sanmıyorum.
9- Oriflame Ayak Kremi: Bunu alalı da 5 sene falan oldu herhalde. Düzenli kullanmadığımdan kaldı bugünlere. Devasa ambalajını da hesaba katarsak bunu bitirmem biraz zor olacak ama bitmeli!
10- Burt's Bees Tırnak Eti Bakım Kremi: Tırnak kenarlarım hep kavlar. Manikürle vs uğraşabilecek birisi de değilim açıkçası. Burt's Bees boynerlerde ilk satılmaya başladığı sıralarda bloglardaki yorumlara kanıp almıştım. Ha kanıp almıştım diyorum ama ürün güzel, o konuda sıkıntı yok. Sadece bu küçücük kutuya 30 küsur lirayı nasıl verdim onu anlamıyorum. :)) Ömrünü çoktan bitirdi artık benim de onu bitirmem lazım. Düzenli kullanmayı başarır da bitirirsem lush'ınkini denemek istiyorum. ;)


11- Dove Saç Maskesi - Saç Dökülmelerine Çözüm: Bu maskeyi geçen yaz almıştım. Bağda bırakıp gitmişim. Şimdilerde bitsin diye kullanıp duruyorum.
12- Dove Saç Maskesi - Isıya Karşı Koruyucu: Bu da bahsettiğim valizden çıktı. 11 numaradan sonra da bunu kullanıp bitirmek istiyorum.
13- Dove Isıya Karşı Koruyucu Saç Kremi: Geçen yazın başında şampuanıyla beraber almıştım. Ama insaf be Ecz. Bu boyda saç kremi alınır mı yahu! Bitmiyor arkadaş!! Kışın evde pek olmadığımdan ve araya bitmesi gereken başka saç kremleri de girdirdiğimden dolayı yarısına yeni gelmiş bulunuyorum. Görmesi zor olmuş ama bordo bir çizgi çektim kalan ürünün olduğu yere. ;) Bitsin artık!


14- Yves Rocher Gözenek Küçültücü Maske: Çok işe yaradığını düşünmüyorum. Alalı 2-3 sene oldu, artık bitse fena olmayacak. :)
15- Yves Rocher Peeling: 14 numara ile birlikte, Yves Rocher kartımı çıkarttığım Şampuan/Saç Kremi alışverişimi saymazsak YR'den ilk şahsi alışverişim olur kendileri. 2-3 sene oldu alalı. Memnunum kendisinden ancak düzenli kullan(a)madığımdan hala yarıdan fazlası duruyor. Artık bitmesi lazım!
16- Nivea Aqua Sensation  Temizleme Jeli: İşte bu diğerlerinin yanında yeni sayılabilecek bir ürün. :) Geçtiğimiz kasım ayında yanımdaki temizleme jelim bitince, niveada da kampanya olunca almıştım. Ablama gittikçe kullanıyordum. Şimdi bağa getirdim, düzenli kullanıp bitirmeyi düşünüyordum.
17- Nivea Stay Clear Tonik: Geçen yaz aciliyet sebebiyle marketten alıvermiştim. Alkolsüz sıradan bir tonik. Bu da yine ablamdaydı. 
Ancak 16 ve 17 numara sekteye uğradı. Şöyle ki; Kışın bir online alışveriş sırasında uygun fiyatını görünce aşağıdaki Sheseido seti almıştım. Sonra da cildimin daha yağlı olduğu yaz aylarında kullanmak için ayırmıştım. İşte ben bu project pan planlarını yaptıktan sonra o çıktı ortaya. Onu kullanıyorum tabii ki. :) Yani gündüz. Cildimi günde 1 kere jel ile yıkıyorum. Evde olduğum günlerde gündüz, dışarı çıkarsam akşam yatarken. Gündüz Sheseido seti akşam da niveaları kullanmaya karar verdim ben de. Ama genellikle evde olduğumdan nivealar biraz zor biter gibi.


18- Lorea'l Dermo-expertise Makyaj Temizleyici Süt: Bunu alalı 7-8 sene oldu neredeyse. :D Düzenli makyaj yapmadığım zamanlarda alınmış, düzensiz kullanım sonucu da bu zamanları bulmuş bir ürün. Aslında raftan alıp kullanırken bu kadar eski gelmiyordu. Şimdi yazıya dökünce anlıyor insan ne kadar eski olduğunu. Pöf, zaman çok hızlı geçiyor yahu. :)) Hem yüz hem de göz için kullanılabilen bir ürün. Zamanında maskara sürersem -ki kırk yılda bir sürüyordum- onu çıkartmak için almıştım. Şimdi zaman aşımından dolayı gözüme kullanmıyorum ama cildimde iyi iş çıkarıyor. ;) İrritasyon vs yapmadığı gibi cildimi bir kaç kez bununla silip o gece o şekilde yatarsam sivilcelerimde iyileşme farkediyorum ertesi gün. Neden/nasıl ben de bilmiyorum ama durum bu. :D Bir de vaktinde kullansaydım ne harikalar olacaktı kim bilir. :D Az kaldı dibinde ama yok arkadaş! Bu da bitmiyor! Bitsin artık!


19- Golden Rose Stik Fondöten: Ben kapatıcı yerine kullanıyorum bu ürünleri. Seneler önce maybelline'in wonder serisinin bir ürünü vardı böyle, 3-5 sene boyunca bittikçe yeniledim ve en sonunda maybelline onu üretimden kaldırdı. :(( Onun yerine ürün arayışım sırasında alındı. Aslında o üretimden kalktıktan sonra 2 sene kadar hiç bir şey alamadım yerine, çünkü hiç biri onu tutmuyordu. Bu da karambole geldi de alındı, yoksa bu da alınmayacaktı. Ki aldığımın haftasına sol taraftaki gibi parçalara ayrıldı ve mekanizması bir daha çalışmadı. Geçen seneden beri kullanıyorum, henüz yarılayabildim. [Ki her gün kullanıyorum sivilcelerime;)] Yine de ısrarla kullanmaya devam edeceğim. Ya bitecek ya bitecek!
20- Essence Forget It Corrector: 3 renkli bir corrector. Geçtiğimiz sene essencele tanışma ürünlerimdendir kendisi. ;) Yeşil tarafını hiç kullanamadım ama göz altlarıma pembe kısmı sürüp üzerinden de ten rengi kısmı geçince süper oluyor. :) Lakin tabii ki hiç vakit kaybetmeden çizgilere dolmaya başlıyor. Üzerinden pudra geçince eh işte havalarında. :) Yine de devamını almak istediğim bir üründü ancak satıştan kaldırılmış. Bu ambalajın kıyısında köşesinde kalanları da bir an evvel bitirip atmak istiyorum. Zaten bunun da kapağı kırıldı. ;)

Eveet, ilk Project Pan ürünlerim böyle. Bakalım ne kadar başarılı olabileceğim. :)







23 Temmuz 2013 Salı

Günün Bombası..

Merhaba.
Sanırım fotoğrafları düzenlemek zoruma gittiğinden bir süre daha anlık yazılar gireceğim. :)
Aklımda böyle bir yazı yazmak, böyle bir dizi oluşturmak yoktu. Ama az önce yeğenimle konuşurken bunu kesinlikle yazmam lazım dedim. :D



Öncelikle benim 4 yeğenim var. Bu bahsettiğim 5 yaşında ve erkek olan. Yani 1 numara.. ;) Az önce takip ettiğim blogların yazılarını okuyordum. Bir oje yazısına geldik. Oje çok hoş somon/pembe renginde. [Hatta numarasını falan da aldım.] Sevgili yazarımız da çok hoş bir şekilde kullanmış ojeyi. Yüzük parmağı haricindeki tüm parmaklara bu somon/pembe ojeyi sürmüş. Yüzük parmağına da benzer tonlarda simli oje sürmüş. Ve bence çok hoş bir kombinasyon çıkmış ortaya. :) Ancak benim pek sevgili yeğenimin bilgisayar ekranına başını uzatmasıyla birlikte verdiği tepki;
- Iyy, parmağı pis olmuşş... :D :D :D

Erkek işte anacım, her yaşta aynı. :D

Not: Fotoğraf google görsellerden alınmıştır.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Güvensizlik; 1V1Y

Merhaba.
Online alışverişi seven bir insanım. Hem yaşadığım şehirde ulaşamadığım markalara ulaşabiliyor olmak hem de çok daha uygun fiyatlara alışveriş yapabiliyor olmak benim için online alışverişi cazip kılan en önemli 2 sebep. Ancak bazen ürünlerin normal satış fiyatları konusunda bizi yanıltıyor olmaları çok üzücü ne yazık ki. Ve açıkçası ben bu durumda sadece üzülmekle kalmıyor, sinirleniyorum da. Çünkü biz enayi ve ya keriz değiliz, ancak bize niçin ısrarla böyle davranmaya çalışıyorlar, anlamış değilim. >://
Gelelim günümüzün mevzusuna. Aslında bu mevzu haftasonuna ait. Durumu fark eder etmez paylaşabilmek adına print screen yaptım ancak yazamadan bilgisayarı kapatmak zorunda kaldım. Sonrasında diğer resimlere karışmış, şimdi bulunca yazmak istedim hemen.
Gecenin bir vakti alışveriş sitelerini gezerken yolum 1v1y.com'a düştü. Site genel olarak sevdiğim bir site. Daha önce de alışverişlerim oldu ve gayet de uygun fiyatlı ve kaliteli alışverişlerdi. Hem alışveriş süreçlerimden hem de sitenin müşteri hizmetlerinden oldukça memnun kaldım her seferinde. Neyse efenim, bakınırken Mac için de %20'ye varan indirimin olduğu kampanya gözüme çarptı. Hemen daldım tabii. :) Gördüğüm manzara şöyleydi;

Fotoğrafın aşağı kısmını saati de görebilin diye kesmedim ancak yukarı kısmı özel yazılardan dolayı kesmek durumunda kaldım.

Fotoğrafta da görebileceğiniz gibi fondöten pompası için etiket fiyatı bilgisi 31,00 TL olarak girilmiş ve indirimli hali 25,67 TL olarak verilmiş. Fondöten pompası daha önce ilgimi çeken bir üründü, hatta fondötenin üzerine bir de pompa için bu kadar para mı vericez dediğim bir üründü. Ancak benim ürün için hatırladığım fiyat 19 TL idi. Haliyle 25 liralık fiyatı görünce çok şaşırdım. Belki ben yanlış hatırlıyorumdur diye Mac'in online sitesine girdim hemen. Ve orada gördüğüm manzara şu şekildeydi;


Ve bildiğiniz gibi Mac'in online sitesinde indirim falan yoktu. Ürün fiyatı daha önce olduğu gibi yine 19 TL idi.

Ve ben bunu anlamıyorum!! Yani online alışveriş sitelerinde çok sık gördüğümüz bir şey etiket fiyatını fazla gösterip indirimli hali diye bizlere etiket fiyatından satmaları. Ancak görünen o ki bu durumu gittikçe abartıyorlar. Yukarıda ürünün indirimli hali bile etiket fiyatının 3'te 1'i kadar daha fazla. Ama her iki durumda da ben bunun dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum. Ha saçma sapan telefon açan kişilere kaptırdığımız para ha bu şekilde kandırılarak kaptırdığımız para. Hepsi aynı kapıya çıkıyor. Her iki halde de dolandırılmış oluyoruz. >:(